Yapay Zekâ

Yapay zekâ getirisi Big Tech'te: S&P 500'ün 493 şirketi nerede?

Apollo'nun baş ekonomisti Torsten Slok'a göre gelir ve marj artışı yalnızca Magnificent Seven'da görülüyor; diğer 493 şirkette tablo yatay.

· · 3 dk okuma
Bir el, otomat makinesinin banknot okuyucusuna bir dolarlık banknotu sokuyor.

Yapay zekâya yapılan yatırımlar teknoloji sektörünü büyütürken, işin geri kalanında aynı tabloyu görmek zor. Apollo Global Management'ın baş ekonomisti Torsten Slok'un 24 Ekim'de paylaştığı analize göre, çalışan başına gelir ve kâr marjları Magnificent Seven olarak anılan yedi büyük teknoloji hissesinde yükselirken, S&P 500'deki diğer 493 şirkette yatay seyrediyor.

Slok'un değerlendirmesinde yapay zekânın verimlilik artışına katkı yaptığına dair net bir kanıt da bulunmuyor. Ekonomist, yoğun yatırım ve büyük beklentilere rağmen teknolojinin teknoloji dışındaki kurumsal Amerika'ya finansal anlamda "sıfır getiri" sağladığını yazdı.

Büyük bir veri merkezi inşaat alanının havadan görünümü; soğutma fanları, endüstriyel binalar ve boru hatları

Token faturaları büyüyor, getiri görünmüyor

Büyük modelleri ölçekli çalıştırmak hızla pahalı hale geliyor. Birçok sağlayıcı kullanımı token başına ücretlendirdiği için çalışanlar daha fazla istek gönderdikçe ya da yapay zekâ ajanları veri işleyip daha karmaşık görevler üstlendikçe fatura da kabarıyor. Slok'a göre geleneksel şirketler token harcamasını büyüme kaynağından çok bir maliyet kalemi olarak görmeye başladı.

Risk sermayesi destekli girişimler token harcamalarını artırırken, köklü şirketlerin en yeni modellere para ödemek için güçlü bir nedeni yok; daha ucuz alternatifler işi görüyorsa tercih o yönde kayabilir. Bu durum, artan benimsemeyi kalıcı gelire çevirmek isteyen yapay zekâ sağlayıcıları için sorun yaratıyor. Müşteriler verimlilik, gelir ya da maliyet tarafında karşılığını görmezse harcamayı aynı tempoda sürdürmeyebilir. Üstelik yapay zekâ gideri artarken iş performansı iyileşmezse ek harcama marjlar üzerinde baskı oluşturabilir.

Slok'un vurguladığı sınırlar

Slok, yapay zekânın hesap verebilirlik, güven, kurum kültürü, yazılı olmayan kurallar, etik tercihler ve adalet gibi unsurları kavramadığını; bunların da itibar riskini ve dolayısıyla gelir artışı ile kâr marjlarını şekillendirdiğini belirtiyor. Ekonomistin vardığı sonuç ise şöyle: Yapay zekâ hikâyesi Magnificent Seven'da değil, S&P 493'te belirlenecek ve şimdiye kadar teknoloji dışında gelir ya da marj iyileşmesine dair bir kanıt yok.

Analiz ayrıca benimsemenin görece küçük bir şirket grubunda yoğunlaştığına işaret ediyor. Kullanım daha fazla sektöre yayılıp ölçülebilir sonuçlar üretmezse teknolojinin geniş ekonomi üzerindeki etkisi sınırlı kalabilir.

Hindistan'daki fintech anketi de benzer tabloyu gösteriyor

Benzer gerilim Hindistan'ın finansal teknoloji sektöründe de görülüyor. Eylül ayında aktarılan bir PwC India anketine göre, katılımcı fintech şirketlerinin yüzde 84'ü yapay zekâ yatırımlarından henüz ölçülebilir bir finansal sonuç almadı. Buna rağmen şirketler yatırımı sürdürüyor: Katılımcıların yüzde 48'i şirkete özgü (tescilli) zekâ geliştirmeyi başlıca stratejik öncelik olarak gösterdi. Katılımcıların yüzde 30'u önümüzdeki üç ila beş yılda yapay zekâ ajanlarının benimsenmesini müşteri deneyiminin sürükleyeceğini, yüzde 22'si ise maliyet düşüşü ve verimlilik kazanımlarının öne çıkacağını bekliyor.

Finansal hizmetlerde güven de büyük engel. Katılımcıların yüzde 41'i müşteri güvenini ve benimsemeyi, yüzde 33'ü ise dolandırıcılık, güvenlik ve risk yönetimini ajan tabanlı ödemelerin ölçeklenmesindeki başlıca zorluk olarak belirtti. Ajanlar, tek tek komutlara yanıt vermek yerine çok adımlı işleri üstlenerek yapay zekânın iş dünyasındaki rolünü genişletebilir; ancak araçlara, bilgiye ve şirket sistemlerine erişimleri ek kullanım maliyeti ile güvenlik kaygılarını da beraberinde getiriyor. Nvidia bu risklerden bazılarını hedefleyen, ajanları denetlemeye ve zararlı eylemleri kısıtlamaya yönelik donanım ve yazılım tabanlı Open Agent Safety Platform'u daha önce tanıtmıştı.

Şirketler kullanımı dizginlemeye başladı

Artan token tüketimi, Microsoft, Meta ve Amazon gibi şirketleri de yapay zekâ kullanımını sınırlamaya itti; çalışanlar araçları benimsedikçe ve ajan tabanlı iş yükleri arttıkça faturalar yükseliyor. OpenAI CEO'su Sam Altman da token maliyetlerini, harcadığı paranın karşılığını arayan müşteriler için "büyük bir sorun" olarak tanımlamıştı.

Altyapı tarafındaki bedel de ağır. Amazon, Google, Meta ve Microsoft veri merkezlerine, çiplere ve yapay zekâ iş yüklerini çalıştırmak için gereken enerjiye çok büyük tutarlar taahhüt etmiş durumda. Bu harcamalar teknoloji sağlayıcılarının gelirini besliyor; ancak Slok'a göre müşteri tarafında, yani teknoloji dışındaki şirketlerde karşılığı henüz görünür değil.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Yorum yazın

E-posta istemiyoruz. Yorumlar yayından önce otomatik olarak denetlenir.

Sıradaki

Tümü →